PERMISSION (MAY, MIGHT, COULD, CAN ) İZİN ( -EBİLİR )

PERMISSION (MAY, MIGHT, COULD, CAN ) İZİN ( -EBİLİR )

Olumlu olumsuz ve soru cümlelerindeki hallerine göre kullanılış biçimleri yetenek ve ihtimal konularında anlatıldığı gibidir.

1. Usage: Kullanıldığı yerler

Birinci tekil ve birinci çoğul şahıslarda bir işi yapmaya müsadeli olduğumuzu, şimdiki geniş ve gelecek zaman için geçerli olmak kaydıyla may, can ve allow kullanarak ifade etmek mümkündür.

I / We may read any book in his room.
I / We can read any book in his room
I am allowed to read any book in his room.
We are allowed to read any book in his room.  Odasındaki her kitabı okuyabilirim / riz.

Bu cümlelerde öznelerin yapacakları iş ( yani kitap okumak ) için izinli bulunduklarını anlamak icap etmektedir.

Fakat böyle durumlarda her ne kadar may kullanılsa da pek yaygın değildir. Bu yüzden can veya am / is / are allowed to kullanılmasını tavsiye ediyoruz.

İkinci ve üçüncü şahısların kullanıldıkları cümlelerde müsaade verme durumu anlaşılmaktadır. Bu kısım biraz dikkat isteyen bir mevzudur.
Zira izin istemek için may, can ve could kullanılabilir.

  • A) İzin verme işi may kullanılarak ifade ediliyorsa anlaşılması gereken cümleyi söyleyenin tamamen kendi yetkisine dayanarak bu işi yaptığıdır.

May not ile -mayabilirsin anlaşılması gerekir gibi bir durum akla gelebiliyor. Fakat böyle bir kullanım yoktur ve kişinin kendi yetkisini kullanarak müsade etmediği anlaşılmalıdır.

May ile her ne kadar cümleyi söyleyenin bizzat kendi iradesini kullandığı anlaşılsa da resmi yasaklamalarda may not kullanılmaktadır. Bu daha nazik bir tavır ortaya koymaktadır. İlanlarda bu tip cümlelere rastlanmaktadır.

Students may not play football in the front yard. Talebeler ön bahçede futbol oynayamazlar. ( Oynamaları idarece yasaktır. )

Passengers may not smoke in the municipal house. Yolcular belediye otobüslerinde sigara içemezler. ( Belediyece yasaktır. )

  • B) İzin verme işi can kullanılarak ifade ediliyorsa anlaşılması gereken husus,  biraz izah gerektirir. Şöyle ki: Kişi kendi yetkisini kullanarak bir işe rıza gösteriyor olabilir ve bunu can ile ifade edebilir. Bu durumda can A” maddesinde anlatılan may ile aynı konumdadır ve may biraz daha kibarlık gerektiren durumlarda tercih edilir.


Fakat can çok daha kapsamlı kullanılabilmekte ve kişinin kendi yetkisi haricinde olan izinleri de ifade ettiği anlaşılabilmektedir.

She can come to our house. Evimize gelebilir.

Bu cümlede, cümleyi söyleyenin izni de olabilir, ailesinin izni de olabilirdi. Yani

She is allowed to come to our home. Evimize gelmesine müsade ediliyor.

My family allow her to come to our house. Ailem onun evimize gelmesine müsade ediyor.

Cümleleri ile can ile kullanılan cümle aynı manayı taşıyorlar. May ile kullanılan cümlede böyle bir durum söz konusu değildir.

Olumsuz cümleler için de aynı durum söz konusudur.
You can’t come to our house. Evimize gelemezsin.

Bu cümle de iki türlü anlaşılabilir.
Evimize gelmene ben müsade etmiyorum. Veya ailem evimize gelmene müsade etmiyor.

  • C) Could kullanılarak izin verme ifade edildiği zaman;

Could burada can in geçmiş zaman hali değildir, şimdiki zaman ve gelecek zaman için kullanılmaktadır. ) Şarta bağlı bir durumun bulunduğu anlaşılmalıdır.

She could to our house. Evimize gelebilir. ( Eğer istiyorsa )

Bu cümlede muhatabın istekli olup olmadığı durumu göz önüne alınmış olduğu anlaşılmalıdır.

Geçmiş zamandaki bir müsaade vermeden bahsettiğimiz zaman; Could veya allow kelimeleri kullanılır. May in geçmiş zaman hali sadece allow kelimesi ile, Can in geçmiş zaman hali ise hem could ve hem de allow kelimeleri ile olabilmektedir.

Last week my family didn’t allow her to come to our house. Geçen hafta ailem onun evimize gelmesine müsade etmedi.

Last week she wasn’t allowed to come to our house. Geçen hafta onun evimize gelmesine müsade edilmedi.

Yesterday I allowed him to use my dictionary. Dün sözlüğümü kullanmasına müsade ettim.

Last term the the school didn’t allow the students to play football in the front yard.
Geçen dönem okul talebelerin ön bahçede top oynamalarına müsade etmedi.

In the past passengers could smoke in the municipal buses.
Eskiden yolcular belediye otobüslerinde sigara içebiliyorlardı.

Yalnız bir kereye mahsus olan durumlar anlatıldığı zaman sadece allow kelimesi kullanılmalı. Sürekli yapılan işler işin ise yani genelde yapılan şeylerden bahsedildiğinde could kullanılmaktadır. Böyle durumlarda allow da mümkündür.

Perfect tense li cümleler kullanmak durumunda kaldığımız zaman mecburen allow kelimesi kullanmak lazımdır.

Soru hali, yani izin isteme ve rica durumlarında can, could, may ve might kelimelerinin dördü de kullanılabilir. Fakat dördünün de kullanılması sadece birinci tekil ve birinci çoğul şahıslar için geçerlidir.

Can / Could / May / Might I ask a question? Size bir soru sorabilir miyim?

Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur: Can hiçbir zaman kibarlığa gerek kalmayan durumlarda, Could biraz daha kibar olunması gereken durumlarda, May, can ve could a nazaran daha resmi ve kibar olması gereken konumlarda, might ise en çok dikkat edilmesi gereken resmi ve hitap ettiği kişi karşısında tereddütlerin en fazla olduğu pozisyonlarda kullanılır. Might rica durumlarında dördü içerisinde en az kullanılanıdır.

Rica sorularına verilen cevaplarda sadece may ya da can kullanılır. Could ve might kullanılmaz.

A- Can / Could I have a look at your newspaper? Gazetenize bir gözatabilir miyim?
B- Of course you can. Elbette, buyurun.
B- No, you can’t. Hayır, bakamazsın.

A- Might / May I smoke here? Burada sigara içebilir miyim?
B- No, you may not. Hayır, içemezsin.

İkinci ve üçüncü tekil ve çoğul şahıslar için izin isteme durumlarında ise sadece can kullanılabilir. Tabii bunun eşdeğer karşılığı olan allow kelimesi de kullanılabilir.

Can he sleep wherever he wants? İstediği yerde uyuyabilir mi?

Are they allowed to read any book? Her kitabı okumalarına müsade var mı?

Geçmiş zamanda ise could ya da allow kelimesinin geçmiş zaman hali kullanılır.

Could your grand mother go out without asking your grandfather for it?  Büyükannen büyükbabana sormadan dışarı çıkabiliyor muydu?

Were you allowed to play games out at night when you were young? Küçükken dışarıda oyun oynamanıza müsaade ediliyor muydu?

2. may / might as well

Bu kalıp bir işi yapabileceğimizi, yapmamamız için hiçbir sebep olmadığını, zaten yapacak daha iyi bir şeyin olmadığını anlatmak için kullanılır.

Örnekler

You might as well watch the film. Filmi pekala seyredebilirsin. ( Filmi seyretmemen için bir sebep yok.)

We may as well play chess. Pekala tenis oynayabiliriz.

There’s nothing else to do. Yapacak başka birşey yok.

As well den önce just da gelebilir.

We might just as well walk. It’s not very far. Pekala yürüyebiliriz. Fazla uzak değil.

They may just as well stay with us. Bizimle kalmamaları için bir sebep yok.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 7.3/10 (39 votes cast)
PERMISSION (MAY, MIGHT, COULD, CAN ) İZİN ( -EBİLİR ), 7.3 out of 10 based on 39 ratings

You may also like...

4 Responses

  1. tuba says:

    bu ne yhaa herşeyi çoqq karştırmshlarrr kafam karşkdı iice karşdı :(

  2. ayse says:

    I’m very confused

  3. selim says:

    Hatalı cümle:
    We may as well play chess. Pekala tenis oynayabiliriz.
    chess: satranç

  1. 29 October 2012

    […] Girdileri38 Buradaki anlatımı anlaşılır buldum. Ama sana bir tavsiyem, bu tür kullanımları böyle ezberlemek ya […]

Yorum Yapabilirsiniz

%d bloggers like this: