OBLIGATION AND NECESSITY ( MUST, HAVE TO, NEED ) MECBURİYET VE GEREKLİLİK

1. Must

Bütün şahıslar için hiçbir değişikliğe uğramadan “must” kullanılır. Soru yaparken “must” özneden önce kullanılır. Olumsuz yaparken not eklenir. Kısaltılmış hali mustn’t dır. Geçmiş zaman hali had to dur. Geçmiş zamanda soru yaparken did + özne + have to olur. Daima fiillerin birinci halleri ile kullanılır.

2. Have to

Olumlu cümlelerde

I
We
You
They
have to
He
She
It
has to

Soru cümlelerinde

Do I
we
you
they
have to …… ?
Does he
she
it
has to …… ?

Olumsuz cümlelerde

I
We
You
They
do not ( don’t ) have to
He
She
It
does not ( doesn’t ) have to

Geçmiş zaman hali had to dur. Geçmiş zamanda soru yaparken did + özne + have to olur. Daima fiillerin birinci halleri ile kullanılır.

3. Need

Need’in iki türlü kullanılış biçimi vardır.

A) Yardımcı fiil olarak “need”

Bütün şahıslar için hiçbir değişikliğe uğramadan need kullanılır. Soru yaparken need özneden önce kullanılır. Olumsuz yaparken not eklenir. Kısaltılmış hali needn’t tır. Sadece geniş zaman ( present ) ve gelecek zaman ( future ) için kullanılır. Daima fiillerin birinci halleri kullanılır. Kendisini takip eden fiil ile kendi arasına to gelmez.

B) Sıradan bir fiil olarak need

Herhangi bir fiilmiş gibi muamele görür ve bütün zamanlarda kullanılır. Düzenli fiillere uygulanan işlemler need e de uygulanır. Kendisini takip eden fiil ile kendi arasına to gelir.

4. Usage : Kullanıldığı yerler

Olumlu cümlelerde mecburiyet durumlarını ifade etmede her üçü de yani must, have to ve need kullanılır.

I must go home. Eve gitmeliyim.
I have to go home. Eve gitmem lazım.
I need to go home. Eve gitmem gerek.

5. Comparison of “must” and “have to” : “Must” ve “have to” nun karşılaştırılması

Must ve have to çoğu zaman birbirinin yerlerine kullanılabilirler. Çok önemli olmasa da aralarında bazı farklılıklar vardır. Şimdi bu farklılıkları sıra ile anlamaya çalışalım.

A) Must kullanıldığı zaman cümleyi söyleyen kişinin kendi otoritesini ortaya koyduğunu ve kendi duygularını dile getirdiğini anlamamız icap etmektedir.
“Have to” kullanıldığı zaman ise, mecburiyetin cümleyi söyleyen kişiden kaynaklanmadığını ve kendi duygularını dile getirmediğini aksine kendi yetkisi dışından kaynaklanan mecburiyetleri dile getirdiği anlaşılmalıdır.

Bunu örnekle izah edelim.

She must clean her room. Odasını temizlemeli.

Bu cümlede emir cümleyi söyleyen kişiye aittir.

The students must study English at least ten hour a week. Öğrenciler haftada en az on saat İngilizce çalışmalılar.

Bu cümlede yine cümleyi söyleyen kendi kanaatini dile getiriyor.

You have to wear a tie when you go to school in our country. Bizim memlekette okula gittiğin vakit kravat takmak zorundasın.

Bu cümlede cümleyi söyleyenin emri ya da kanaati yoktur. Sadece ülkesinde kural haline gelen bir mecburiyeti dile getirmektedir.

It will be very cold tomorrow. We will have to make a fire in the house. Yarın hava çok soğuk olacak. Evde ateş yakmak zorunda kalacağız.

Bu cümlede de görüldüğü gibi şartların mecbur etmesi söz konusudur.

My grandfather is too old. He has to walk with a stick. Dedem çok yaşlıdır. Bastonla yürümek zorundadır.

Yine cümleyi söyleyenin hiçbir şekilde mecbur etmeye ne yetkisi ne de kanaati vardır.

B) Fakat mecburiyetin cümleyi söyleyenin haricinden geldiği durumlarda dahi, eğer cümleyi söyleyen bu mecburiyeti kendisi de benimsiyor ve doğru buluyorsa bu durumda “must” kullanmasında bir sakınca yoktur.

People have to keep quite when they are in a mosque. İnsanlar camideyken sessiz olmalıdırlar.

Bu cümlede cümleyi söyleyen sadece uyulması gereken bir kuralı ifade etmektedir.

People must keep quite when they are in a mosque. İnsanlar camideyken sessiz olmalıdırlar.

Bu cümlede cümleyi söyleyen uyulması gereken kuralı kendisi de kabul ediyor ve savunuyordur.

C) Özellikle birinci tekil ve birinci çoğul şahıs kullanıldığı zaman aradaki fark çok daha az önemidir. Fakat “have to” alışkanlıkları ifade etmede, “must” ise önemli ve hemen yapılması gereken durumlarda kullanılır.

I have to get into my car and start it at a quarter to seven every morning on week days. Hafta arası her sabah saat yediye çeyrek kala arabama binip çalıştırmam lazım.

Bu bir alışkanlıktır.

I have to finish a novel every month. Her ay bir roman bitirmeliyim.

Bu da bir alışkanlıktır.

I must finish this novel till tomorrow morning. Yarın sabaha kadar bu romanı bitirmem lazım.

Bu cümlede acil bir durum söz konusudur. Belki kitabı o sabah başka bir arkadaşına vermeyi vaadetmiştir.

D) Acil durumlar söz konusu olunca ikinci ve üçüncü şahıslarda da “must” kullanılır. Mecburiyet dışarıdan olsa bile.

You must call the boss. Patroru aramalısın.
He wants you urgently. Acilen seni bekliyor.

Bu cümlede cümleyi söyleyenin hiçbir zorlaması veya kanaat belirtmesi yoktur, fakat durum acildir, hemen yapılması icap etmektedir.

6. “Have to” and “have got to”

Have to ile mecburiyet durumunun izah edildiği zamanlarda; have got to nun kullanılması da mümkündür. Fakat ikisi arasında küçük bir fark vardır. Bir kerede yapılan işlerdeki mecburiyet her ikisi ile de anlatılabilir.

I have to / have got to water my flowers on the balcony today. Balkondaki çiçeklerimi sulamam lazım bugün.

Bu bir kereye mahsus bir olaydır.

Fakat sürekli yapılagelen alışkanlık haline gelmiş durumlarda doğru olan sadece have to nun kullanılmasıdır.

I have to water my flowers on the balcony every Sunday. Balkondaki çiçeklerimi her pazar sulamam lazım.

Bu cümlede alışkanlık haline gelmiş bir durumdan bahsedilmektedir. İşin doğrusu böyle durumlarda have got to tercih edilmez.

7. need

Need tam olarak must ve have to gibi mecburiyet değil, gereklilik ifade eder. Önceden de bahsettiğimiz gibi need’in iki türlü kullanılışı vardır. Yardımcı fiil, yani modal olarak kullanılan need’in olumlu cümlelerde kullanımı yoktur.
Fakat olumsuz ve soru cümlelerinde ve şüpheli kanaatlar arzeden cümlelerde need olumlu cümlelerde kullanılabilir. Burada need to ile kullanılmaz.

Does she think I need smile at her whenever I see her? Onu her görüşümde gülümsemem gerektiği kanaatini mi taşıyor.

We don’t suppose we need go there in our own car. Oraya kendi arabamızla gitmemiz gerektiğini sanmıyoruz.

I wonder if we need begin the dinner with dessert. Yemeğe tatlı ile mi başlamamız icab ediyor acaba.

Bu cümleler her ne kadar yardımcı fiil vazifesi gören need ile anlatılsa da bunlar daha ziyade resmiyette kullanılır. Halk arasındaki konuşmalarda çok daha fazla yaygın olarak asıl fiil olan need to kullanılır.

Sıradan bir fiil olarak kullanılan need önceden de izah edildiği gibi to ile kullanılır ve ekseriyetle tercih edilir.

I need to go to the garage tomorrow. Yarın tamirhaneye gitmem lazım.

They need to finish this work tonight. Bu işi gece bitirmeleri gerek.

8. Obligation in the past : Geçmişte zorunluluk

Geçmiş zamanda bir mecburiyetten bahsedileceği zaman sadece “had to” kullanılır.
“Must” ın geçmiş zaman halinin “had to” olduğunu bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyoruz.

We had to whitewash the flat before we moved in. Taşınmadan evvel daireyi badana etmek zorunda kaldık.

I had to spend the whole day with my mother last Friday. Geçen Cuma bütün günü annemle geçirmek zorunda kaldım.

Geçmiş zamandaki gereklilikler sadece sıradan bir fiil olarak kullanılan need ile yapılır. Yardımcı fiil gibi kullanılan need’in geçmiş zaman halinin olmadığını hatırdan çıkarmayalım.

There was a lot of dust in the room. They needed to open all the windows. Odada çok toz vardı. Bütün pencereleri açmaları icap etti.

9. Questions : Sorular

Soru cümlelerinde mecburiyetten bahsedildiği zaman must, have to ve need kelimelerinin üçü de kullanılabilir.

Must I wash my feet before I go to bed? Yatmadan evvel ayaklarımı yıkamalı mıyım?

Do I have to wash my feet before I go to bed? Yatmadan evvel ayaklarımı yıkamak zorunda mıyım?

Need I wash my feet before I go to bed? Yatmadan evvel ayaklarımı yıkamam gerekir mi?

10. Comparison of have to, must and need

Have to, must ve need’in karşılaştırılması

İşi garantiye bağlamak istiyorsak have to kullanmak daima enmiyetlidir. Gelecek zamanda bütün şahıslar ve geniş zamanda (present) üçüncü tekil ve çoğul şahıslar için, cümleyi söyleyenin yetkisi dışında olan ve şartların gerektirdiği mecburiyetleri ifade etmede have to veya have got to kullanılmadılır.

Will you have to paint your shoes every day when you are a soldier? Asker olduğun zaman ayakkabılarını hergün boyamak zorunda mı kalacaksın?

Does your father have to wash his employer’s car every other day? Baban patronun arabasını günaşırı yıkamak zorunda mı?

Has she got to take the train to work? İşe trenle gitmek zorunda mı?

Diğer durumlarda have to ve must ve de need kullanılabilir. Need ile must arasındaki fark ileride izah edilecektir.

Özellikle bir kereye mahsus olmak üzere yapılan işlerde; must, need ve have got to kullanılmaktadır.

Must I iron my shirts tonight? Gömleklerimi bu gece ütülemeli miyim?

Need you watch that film now? Şimdi o filmi seyretmen gerekiyor mu?

Have you got to sweep the room today? Odayı bugün süpürmek zorunda mısın?

Fakat alışkanlık haline gelmiş durumların izah edilmesinde, ki bu geniş zaman için geçerlidir, have to nun kullanılması daha uygun düşmektedir.

Do I have to iron my shirts every night? Gömleklerimi her gece ütülemeli miyim?

Do you have to watch that film at this time every day?
Hergün bu vakitler o filmi seyretmek zorunda mısın?

Do you have to sweep the room every Saturday? Her Cumartesi odayı süpürmek zorunda mısın?

Soru cümlelerinde must ile need birbirinin yerine kullanılabilmektedir. Fakat “need”, what, where, who, when gibi soru kelimeleri ile yapılan sorularda kullanılmaz.

Where must we go after we have finished this job? Bu işi bitirdikten sonra nereye gitmeliyiz?

When must I come here next? Bir dahaki sefere ne zaman gelmeliyim?

Bu cümlelerin yerine

Where need we go ….?

When need I come … ? diyemeyiz.

Must ve need ile başlayan “-mi” li sorularda sorunun sorulduğu kişi, tek yetkili sayılmaktadır.

Must I come to your office, father? Büronuza gelmeli miyim, baba?

Need I come to your office, father?  Büronuza gelmem gerek mi, baba?

Her iki cümlede aynı anlama gelmektedir. Fakat cümleyi söyleyen must lı soru da Evet, need li soruda Hayır cevabının geleceğini umarak soru sormaktadır.

Gerek must ve gerekse need le başlayan sorulara evet diye verilen kısa cevaplar; must ile , hayır diye verilenler ise; needn’t ile verilir.

Need I ….? Yes, you must?  No, you needn’t.
Must I ….? Yes, you must? No, you needn’t.

Soru cümlelerinde yardımcı fiil olarak kullanılan need in yerine aynen sıradan bir fiil gibi kullanılan need kullanılabilir. What, where, who, when gibi  soru kelimeleri ile yapılan soru cümlelerinde, yardımcı fiil olan need in kullanılmadığını biraz önce söylemiştik.

Bu tip sorularda sıradan fiil olarak kullanılan need kelimesi kulanılabilmektedir.

Where do we need to go after we have finished this job? Bu işi bitirdikten sonra nereye gitmek zorundayız?

When do I have to come here next? Bir dahaki sefere buraya ne zaman gelmeliyim?

Geçmiş zamanda mecburiyet durumlarını soru şeklinde izah etmek için have to veya asıl fiil olarak kullanılan need kullanılır. Have to ve have got to birbirinin yerine hiçbir fark olmasızın kullanılabilir. Fakat have to daha yaygın olarak kullanılmaktadır.

Did you have to put the picture in your room down?
Had you got to put the picture in your room down? Odanızdaki resmi indirmek zorunda mı kaldınız?

Why did you need to put the picture in your room down? Odanızdaki resmi indirmeye niçin gerek duydunuz?

11. Mustn’t, needn’t, don’t have to, haven’t got to

Olumsuz cümlelerde, geniş zaman ve gelecek zaman için geçerli olmak kaydıyla, olumsuz bir mecburiyet yani yasaklama ancak “mustn’t” ile ifade edilebilir. Must ın olumsuz hali mustn’t, must ın tam zıddıdır.

You mustn’t talk when your teacher is in. Hocanız içerdeyken konuşmamalısınız.

I mustn’t play football any more. My leg is hurting a lot. Artık hiç futbol oynamamalıyım. Bacağım çok acıyor.

Mustn’t they come here at nine o’clock this morning? Bu sabah buraya saat dokuzda gelmemeliler mi?

Mustn’t he speak to her?
Onunla konuşmamalı mı?

  • Must ve mustn’t arasında bulunan birbirinin tam zıddı olma özelliği, have to ile not have to ve need ile needn’t arasında mevcut değildir.

Need ve have to olumlu mecburiyetleri ifade ederken “needn’t” ve “not have to” olumsuz mecburiyet yani yasaklamayı ifade etmemektedirler.

Not have to ile needn’t bir mecburiyetin mevcut olmadığını ifade etmektedirler. Dolayısıyla don’t have to, haven’t got to, needn’t ve don’t need to biçimlerinin hepsi aynı manaya gelmektedirler.

They needn’t come to school tomorrow. Yarın okula gelmelerine gerek yok.

They don’t need to come to school tomorrow.
They don’t have to come to school tomorrow.
They haven’t got to come to school tomorrow. Yarın okula gelmek zorunda değiller.

Fakat aralarında küçük bir fark vardır. Şöyle ki:

A) “Needn’t” cümleyi söyleyenin kendi yetkisini kullandığı ve kanaatini belirttiği durumları izah etmede kullanılmalıdır.

You needn’t study this unit. Bu üniteye çalışmanıza gerek yok.

Bu cümlede öğretmen üniteden soru sormayacaktır ve yetkisini kullanarak bu cümleyi sarfetmektedir. Nasıl olsa sormayacak.

B) Don’t have to, haven’t got to ve don’t need to” cümleyi söyleyenin yetkisi dışında kalan ve şartların getirmiş olduğu durumları izah etmede kullanılır.

In Turkey you haven’t got to go to university. It’s not compulsory. Türkiye’de üniversiteye gitmek zorunda değilsiniz. Zorunlu değildir.

I don’t need to get up very early in the morning these days. Bu günlerde sabahları çok erken kalkmak zorunda değilim.

We don’t have to stay in the hotel. Otelde kalmak zorunda değiliz.

C) Cümleyi söyleyenin müdahelesi olmadığı durumlarda da, özellikle birinci şahıslar için geçerli olmak kaydıyla, diğerlerinin yerine needn’t kullanılabilir.

I needn’t clean the boss’ room just now. It can wait till tomorrow. Patronun odasını şu anda temizlememe gerek yok. Yarına kadar yolu var.

Fakat birinci şahıslar kullanılsa bile geniş zamana ait durumlarda, alışkanlık haline gelmiş olayların izahında needn’t kullanılmaz.

I don’t have to take the minibus to school. I go in my car. Okula minibüsle gitmek zorunda değilim. Arabamla gidiyorum.

Bu cümlede needn’t mümkün de değildir. Ancak aynı durum gelecek zaman için söz konusu olursa needn’t kullanılabilir.

After tomorrow I needn’t work by hand. I’ve passed the university entrance exam. Yarından sonra el gücü ile çalışmama gerek yok. Üniversiteyi kazandım.

12. Didn’t have to, didn’t need to, hadn’t got to, needn’t have done

Olumsuz geçmiş zamanda cümleyi söyleyenin yetkisi ve kanaati veya kendi haricinde dışardan gelen mecburiyetler diye bir ayırım yoktur. Yine burada hiçbir olumsuz mecburiyet yani yasaklamadan bahsetmek diye bir durum yoktur. Sadece mecburiyetin olmadığı ifade edilmektedir.
Böyle durumlarda; didn’t have to, hadn’t got to ve didn’t need to kullanılır. Anlam bakımından aralarında bir fark yoktur. Hadn’t got to sadece bir kereye mahsus olarak işlerinin anlatılmasında kullanılır.
Didn’t have to ve didn’t need to hem bir kereye mahsus olarak yapılan işlerde ve hem de alışkanlık haline getirilmiş olaylarda kullanılabilir. Yine en yaygın olarak kullanılanı didn’t have to dur.


Our team hadn’t got to win the match. It had guarenteed the championship three weeks before.
Bizim takım maçı kazanmak zorunda değildi. Üç hafta öncesinden şampiyonluğu garantilemişti.

I didn’t have to work when I was a student. Talebeyken çalışmak zorunda değildim.

I didn’t need to work when I was a student. Talebeyken çalışmama gerek yoktu.

Bilindiği gibi need in yardımcı fiil olarak kullanılmasında en çok rastlanan hali needn’t idi. Şimdi bir bakıma olumsuz geçmiş zaman gibi kullanılan needn’t have done yapısını anlayıp öğrenmeye çalışalım.

  • Needn’t have aynen didn’t need to ve didn’t have to gibi bir mecburiyetin olmadığını izah etmede kullanılır. Fakat needn’t have  kullanılan cümlede gerekli olayan bir işin yapıldığını anlıyoruz.

You needn’t have prepared dinner for me. I am not hungry. Bana yemek hazırlamana gerek yok. Aç değilim.

I needn’t have bought as much bread as that last night. They didn’t come. Dün gece o kadar fazla ekmek almama gerek yoktu. Gelmediler.

They needn’t have washed their car. It rained just after they finished washing. Arabalarını yıkamalarına gerek yoktu. Yıkamayı bitirdikten hemen sonra yağmur yağdı.

Bu üç cümlede de tercümelerinde de anlaşılacağı gibi işler yapılmıştır. Aslında bu işlerin yapılmasına hiç de gerek yoktu.

Didn’t need to ve didn’t have to kullanıldığına ise anlaşılması gereken bir işe gerek görülmemiş ve de yapılmamıştır.

They didn’t have to wash their car. It was raining. Arabalarını yıkamak zorunda kalmadılar. Yağmur yağıyordu.

They didn’t need to beat the accused. He confessed everything.
Sanığı dövmelerine gerek kalmadı. O herşeyi itiraf etti.

Bazen konuşma dilinde didn’t have to ve didn’t need to gerekli olmadığı halde yapılmış işerin anlatılmasında kullanılırlar. Böyle durumlarda have ve need vurgulu bir şekilde söylenmelidirler.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 8.2/10 (92 votes cast)
OBLIGATION AND NECESSITY ( MUST, HAVE TO, NEED ) MECBURİYET VE GEREKLİLİK, 8.2 out of 10 based on 92 ratings