VERBS- İngilizce FİİLLER
İngilizcede fiiller üç ayrı şekilde gruplandırılabilirler. Bunlar
Düzenli fiiller – Düzensiz fiiller
Geçişli fiiller – Geçişsiz fiiller
Yardımcı filler – Sıradan ( asıl ) fiiller
Bu dersimizde filleri
İngilizcede fiiller üç ayrı şekilde gruplandırılabilirler. Bunlar
Düzenli fiiller – Düzensiz fiiller
Geçişli fiiller – Geçişsiz fiiller
Yardımcı filler – Sıradan ( asıl ) fiiller
Bu dersimizde filleri
COUNTABLE AND UNCOUNTABLE NOUNS, THERE IS / ARE
SAYILABİLEN VE SAYILAMAYAN İSİMLER THERE IS / ARE
1. Structure : Yapı
There is / are / was / were
| Present ( şimdiki zaman ) | Past ( geçmiş zaman ) |
| There is ( There’s ) var(dır) There are ( There’re ) var(dır) |
There was vardı. There were vardı. |

There is ve There was daima tekil, there are ve there were daima çoğuldur.
Reported Speech yani Rivayet Cümleleri ( aktarma cümleleri ) birisinin söylemiş olduğu bir sözü, bir cümleyi bir başkasına anlatma, aktarma şeklidir.
Bunun iki şekli vardır:
Ya nakledilecek cümleyi söyleyen kişinin ağzından çıkan cümle tırnak ( “…” ) içerisinde aynen nakledilir.
Ali : I am a doctor.
Ali says / said “I am a doctor.”
Ya da tırnaklar kaldırılarak ve bazı değişiklikler yapılarak nakledilir. Burada mühim olan ve izah edilmesi gereken de budur.
Devamı için tıklayınız.. »
Passive voice “edilgen” anlamındadır. Bir cümlenin Active kullanımında yüklemi yapan bellidir ve özne olarak adlandırılır. Passive kullanımında ise özne yüklemden etkilenir. Ayrıca eylemi yapanın, yani öznenin bilinmediği veya önemli olmadığı durumlarda passive kullanılır.
İngilizcede iki fiil peşpeşe geldiği zaman çoğunlukla ya iki fiil arasına to gelir veya ikinci fiile ing eklenir. Bazı fiillerin peşinden gelen fiillere ise ing eklenmez ve ikisi arasına to da eklenmez. Bir fiilden sonra gelen fiilden önce to gelirse to gelirse buna infinitive with to ( to lu infinitive ), gelmezse infinitive without to ( to suz infinitive ) denir. Eğer fiilden sonra gelen fiile ing eklenirse buna da gerund denir.
Devamı için tıklayınız.. »
Relative clauses‘a İngilizce’de Adjectival Clauses da denir. Türkçemizdeki sıfat cümleciği tabirinin karşılığı durumundadır. Adından da anlaşılacağı üzere bu cümle (cümle olarak) isimlere (ve de başka cümlelere) sıfatlık yapmaktadır.
Noun clause ( isim cümleciği ) cümlede ismin yerini tutan, ancak fiil ihtiva eden cümleciktir. Noun clause’ların çoğunluğu that ile kurulan cümleciklerdir. Ancak that çoğunlukla, özellikle konuşma dilinde atılabilmektedir. Şimdi that ile kurulan noun clause’lara örnekler verelim.
Althought it was raining, they went on playing football. Yağmur yağmasına rağmen futbol oynamaya devam ettiler.
He wanted to go with them even though he was ill. Hasta olmasına rağmen onlarla gitmek istiyordu.
Even though he earned a little money, he was generous. Az para kazanmasına rağmen cömertti.
Bu yapı present tense, past tense ya da should ile kullanılır. In case bir tedbir durumunu izah eder. ( Bakarsın olur, …ır diye ), şeklinde Türkçeye çevrilir.

I always carry my jack in the car in case I have a flat tyre. Tekerim patlar diye krikomu daima arabada taşırım.
The man always locked his car in case somebody stole it. Adam birisi çalar diye arabasını daima kilitlerdi.
I got his address in case I should have oportunity to visit him.. Onu ziyaret etme fırsatım olur diye adresini aldım.

Take this umbrella in case it rains. Bu şemsiyeyi al, bakarsın yağmur yağar.
Birbirine bağlı olan olayları ( yani birinin olması diğerinin olmasına bağlı ya da etkense ) anlatmada İngilizce’de Conditional sentences ( şart cümleleri) dediğimiz yapı türü kullanılır.
Şart cümleleri iki cümle ya da cümlecikten oluşur. Birisi if kelimesiyle başlayan cümleciktir ki buna if clause ( if cümleciği ) denir. Diğeri ise if cümleciğinin tesirinde ortaya çıkan cümleciktir ki buna da Main clause ( ana cümlecik ) denir.