A, AN, THE

1. Introduction : Giriş

Biz Türkler için a, an ve the nın kullanımının biraz zor olması Türkçemizde böyle bir kullanımın ayrıntılı bir şekilde olmayışındandır. A, an ve the isimlerden evvel kullanılır. İngilizcede cümle içerisinde isimler normalde başında bir belirteç olmaksızın yanlız başlarına kullanılmazlar.

Bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar, benim, senin, onun, biraz, birçok ve benzeri gibi belirteçlerle kullanılmak zorundadırlar. Bizim için asıl zor olan dilimizde olmayan ama İngilizcede mutlaka kullanılması gereken ifade şeklidir.

Mesela biz dilimizde “Ben öğretmenim” deriz, ama İngilizcede bu cümlenin tam kelime karşılığıyla “Ben bir öğretmenim” olması lazımdır.
“Soba aldım” demek istiyorsunuz “Ben bir soba aldım” demek zorundasınız.

“Talebeler hergün ders çalışırlar, oyun oynarlar, sonra dağılırlar ” cümlesinde mutlaka belirtmeniz gereken hususlar şunlardır:

“Talebeler” genelden bahsedilen bütün talebeler mi yoksa belirli bir okula, köye veya şehre ait talebeler midir, bunun belirlenmesi gerekmektedir. “Oyun” tek oyun mudur yoksa oyunlar mıdır, bunun da belirlenmesi icap etmektedir.

“A” ve “an” sadece sayılabilen isimlerden önce,the” ise hem sayılabilen ve hem de sayılamayan isimlerden önce kullanılır. Sayılabilen isimler telaffuzlarına göre sesli harfle başlıyorsa kendilerinden önce “an”, sesiz harfle başlıyorsa a gelir. İsimlerin tekil olmaları gerekmektedir.

2. Usage : Kullanıldıkları yerler

A doctor and an engineer visited me yesterday. They used to be  my students. The doctor was a man and the engineer was a woman. Dün beni bir doktor ve bir mühendis ziyaret ettiler. Benim talebelerimdi onlar. Doktor erkekti ve mühendis kadındı.

I bought a book this morning. Please turn on the right, I want to have  a look at it. Bu sabah kitap aldım. Lütfen ışığı yak bir bakayım.

I couldn’t start my car last Monday. I called a mechanic.  The mechanic came and fixed the car. He said that the battery was flat. Geçen pazartesi arabamı çalıştıramadım. Tamirci çağırdım. Tamirci geldi ve arabayı tamir etti. Akünün bitmiş olduğunu söyledi.

Yukarıda yazılan üç cümle incelendiği zaman a, an ve the nın genel kullanımları anlaşılabilmektedir.

Herhangi bir isimen ( ki cümlenin söylendiği kişi hangisi olduğunu bilmiyor ) ilk defa bahsedildiği zaman, başına sesli ya da sessiz harfle başlamasına göre a veya an getirilir.  “A doctor”, “an engineer”, “a book”, “a mechanic” bilinen belirli kişi ya da  şeyler değillerdir. Cümlenin söylendiği kişinin zihninde herhangi bir doktor, herhangi bir mühendis, herhangi bir kitap ve herhangi bir tamirci oluşmaktadır.

Aynı isimden bir kez daha bahsedildiği zaman  veya cümlenin söylendiği kişi tarafından bilinen bir isimden bahsedildiği zaman ismin başına the gelmektedir.

“The doctor”, “the engineer”, “the mechanic” dendiği zaman biraz önce bahsedilen doktor, mühendis ve tamirci akla gelmektedir.
“The light” dendiği zaman odadaki ışık,
“the car” dendiği zaman cümleyi söyleyenin arabası
“the battery” dendiği zaman ise cümleyi söyleyenin arabasındaki akü anlaşılmaktadır.

“A” ve “an” in başka kullanım şekilleri

Herhangi bir zümre, sınıf ve gruptan genel manada bahsedilmek niyetiyle tek bir isimden örnek olarak bahsedidiğinde kullanılırlar.

A worker must have a trade union. İşçinin sendikası olmalı.
An elephant is a dangerous animal. Fil tehlikeli bir hayvandır.
A mother is a hero of compassion. Anne şefkat kahramanıdır.

Bu cümlelerden kasıt bütün işçiler, bütün fiiller ve bütün annelerdir.

Sayı belirten bazı ifadelerin başında kullanılırlar.

a quarter of an hour. çeyrek saat
a hundred dollars.  yüz dolar
a thousand liras. bin lira
a couple of shoes. bir çift ayakkabı
a dozen of oranges.  bir düzine portakal

Oran, hız, miktar, fiyat gibi durumları ifade etmede

five dollars a barrel  varili beş dolar
once a week   haftada bir kez
120 kilometres an hour   saatte 120 kilometre

Örneklere bakalım

A Mr. Miller called you.  Bay Miller adında biri sizi aradı.
An Ahmet Zobu wants to see you. Ahmet Zobu adında biri sizi görmek istiyor.

Türkçe manalarından hangi durumlarda kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Normalde kahvaltı, öğle ve akşam yemeği yemekten bahsedilince a ve an kullanılmaz. Ama bu yemekler bir sıfatla nitelenirse kullanılabilirler.

I had breakfast at nine today. Bugün dokuzda kahvaltı ettim.
I had a wonderful breakfast an nine today. Bugün dokuzda harika bir kahvaltı ettim.

Deyimlerde kullanılan a ve an daima istisna olarak kabul edilmelidir.

Let’s have a talk. Konuşalım.
Give me an advice. Bana akıl ( öğüt ) ver.

 

3. Other uses of the : “The” nın diğer kullanılışları

Dünyada tek bir tane olan ya da tek diye düşünülen nesne isimlerinden önce the kullanılır.

The earth goes round the sun. Dünya güneşin etrafında döner.
The sea is peacefull today as the weather is fine. Hava iyi olduğu için bugün deniz sakin.

Kendisinden sonra eklenen cümle ya da cümleciklerle belirli  hale getirilen isimlerin başına the gelir.

The teacher whom we saw in the mosque yesterday is my English teacher. Dün camide gördüğümüz öğretmen benim İngilizce öğretmenimdir.

The dog with a string of blue beads around its neck is his. Boynunda mavi boncuk (ipe dizilmiş) bulunan köpek onunkidir.

Bahsedilen nesnedin belirli bir nesne olduğu konumundan ve görünümünden ve mantıken anlaşılıyorsa bu isimden önce the kullanılır.

Mum is in the kitchen. Annem mutfakta.
The postman is coming. Postacı geliyor.
The bus is full, you can’t get on. Otobüs dolu, binemezsin.

Örnek cümlelerde görüldüğü gibi bahsedilen isimler gerek cümleyi söyleyen ve gerekse cümleyi dinleyenler kimden ya da neden bahsedildiğini anlamaktadırlar.
Birinci cümledeki mutfat evin mutfağı, ikinci cümledeki postacı mahllenin postacısı, üçüncü cümledeki otobüs ise o anda gelen otobüstür. Bunlar söyleyen kişi tarafından da dinleyen kişi tarafından da bilinmektedir.

Bir gurup, topluluk ya da sınıfı temsil etmek kaydıyla tekil isimlerden önce the kullanılır. Kullanılan isimler insan, nesne ya da hayvan olabilmektedir.

The teacher is a self-denying person. Öğretmen fedakar bir insandır.
The dog is loyal animal. Köpek sadık bir hayvandır.
Turkish women find the vacuum cleaner very useful. Türk kadınları elektrikli süpürgeyi çok kullanışlı bulur.
The Turkish soldier is so brave that he is ready to give his life for the country. Türk askeri o kadar cesurdur ki vatanı için canını vermeye hazırdır.

Sıfatların başına the getirilerek bir sınıfı temsil etmede kullanılır.

The poor hate the rich in  capitalism. Kapitalizmde fakirler zenginlerden nefret eder.
The weak are equal to the strong according to Islam. İslama göre güçlü güçsüzle eşittir.
The young are the future of a country. Gençler bir ülkenin geleceğidir.

Denizlerin, nehirlerin, takım adaların, sıradağların, çöllerin, birlik halinde olan ülkelerin çoğul isimlerinden bahsedildiği zaman başlarına the getirilir.

The Kızılırmak is an important river in Turkey. Kızılırmak Türkiye’de önemli bir ırmaktır.
The United Arab Emirates is a small but rich country. Birleşik Arap Emirlikleri küçük fakat zengin bir ülkedir.
The Syria desert isn’t a large desert. Suriye Çölü büyük bir çöl değildir.
The Black Sea is in the north of Turkey. Karadeniz Türkiye’nin kuzeyindedir.
The Himalayas are in Asia. himalaya Dağları Asya’dadır.
The Falkland Islands are near Argentina but belong to England. Falkland Adaları Arjantin’e yakındır fakat İngiltere’ye aittir.

Birden fazla kelimeden oluşan isimlerin içerisinde of kelimesi varsa başına the gelir.

The U.S.S.R ( Union of Soviet Socialist Republies ) collapsed in 1991. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği 1991′de çöktü.

The Straits of Gibraltar lie between Africa and Spain. Cebelitarık Boğazı Afrika ve İspanya arasında uzanır.

İçinde sıfat kullanılan isimlerin başında the kullanılır.

The Ivory Coast is in Africa. Fildişi Sahili Afrika’dadır.
The Blue Island is a dream island. Mavi ada bir hayal adasıdır.

Müzik aletlerinden önce the kullanılır.

Maria is playing the piano now. Maria şimdi piyano çalıyor.
Do you know how to play the flute? Flüt çalmasını biliyor musun?

Aile isimlerinde önce the kullanılır. Aile isminde soyadın kullanılması gerekmektedir.

The Smiths want to buy a house in the country. Smithler taşrada bir ev almak istiyor.
The Tuncay brothers are the best boys in our neighbourhood. Tuncay kardeşler mahallemizdeki en iyi çocuklardır.

Irklardan bahsedildiği zaman the kullanılır.

The Jews are all over the world.  Yahudiler dünyanın her yerindedirler.
The Turks are the bravest race in the world. Türkler dünyadaki en cesur ırktır.

Siyasi partilerden bahsedilirken the kullanılır.

The Motherlant Party was founded in 1983. Anaatan Partisi 1983′te kuruldu.
The Social Democrats want a new general election. Sosyal Demokratlar yeni bir genel seçim istiyorlar.

Tarih belirtmelerde the kullanılır. Örnekler incelenediğinde daha iyi anlaşılır.

My father is coming on April 5 th. ( Okunuşu April the fifth ). Babam Nisan’ın 5 inde geliyor.

5 ( th ) april
( Okunuşu ; the fifth of April )  ( Nisan’ın 5 i )

Müessese ve organizasyon isimlerinden önce the kullanılır.

The United Nations will send troops to Somalia. Birleşmiş Milletler Somali’ye asker gönderecek.

Turkey is a memeber of the North Atlantic Treaty Organization. Türkiye NATO nun üyesidir.

Tarihi olaylardan önce the kullanılır.

The French Revolution is a very important date in the world history. Fransız İhtilali dünya tarihinde çok önemli bir tarihtir.

The Conquest of Istanbul started a new era. İstanbul’un fethi yeni bir devir başlattı.

Gemi isimlerinden önce the kullanılır.

The Titanic was called the unsinkable ship, but it did sink. Titanik’e batmaz gemi dendi fakat battı.

The Nusret planted mines in the Marmara Sea in the World War 1.  Nusret mayın gemisi Birinci Dünya Savaşında Marmara Denizine mayın yerleştirdi.

Resmi ünvanlardan önce the kullanılır.

The Prime Minister is opening a new school tomorrow. Başbakan yarın yeni bir okul açıyor

The President wants a new law. Cumhurbaşkanı yeni bir kanun istiyor.

Umumun ilgilendirdiği kurumlarda the kullanılır.

The police are looking for the murderer. Polis katili arıyor.
The government will increase the prices. Hükümet fiyatları yükseltecek.

4. Where to omit the : The nin kullanmadığı yerler

Özel isimlerden önce kullanılmaz.

I want to talk to Mr Brown. Bay Brown’la konuşmak istiyorum.
Amasya is a city in Turkey. Amasya Türkiye’de bir şehirdir.

Şu örneğe dikkat edelim.

There are two Mr Brown here. The Mr Brown who you want to talk is the man with long hair. Burada iki tane Bay Brown var. Konuşmak istediğin Bay Brown uzun saçlı adamdır.

Soyut isimlerden önce the kullanılmaz.

Human beings fear death. İnsanoğlu ölümden korkar.
Love is forever but life is short. Aşk ebedidir fakat hayat kısadır.

Şu örneklere dikkat edelim.

The love between Ferhat and Şirin is a national saga. Ferhat ile Şirin arasındaki aşk milli bir efsanedir.
The death of his father made his family fatherless and sad. Babasının ölümü ailesini babasız bıraktı ve üzdü.

Yemek isimlerinden önce the kullanılmaz.

I ate tarhana soup for breakfast. Kahvaltıda tarhana çorbası yedim.
They want chicken for dinner. Akşam yemeğine piliç istiyorlar.

Fakat belirli bir yemekten bahsedilirse the kullanılır.

The breakfast this morning was wonderful. Bu sabahki kahvaltı harikaydı.

Genelleme yapıldığı zaman çoğul isimlerden ve sayılamayan isimlerden önce the kullanılmaz.

Students must study hard. Talebeler çok çalışmalıdır.
Women are weaker than men. Kadınlar erkeklerden güçsüzdür.
Money is important for living. Para yaşantı için önemlidir.

Home ( yuva manasında ) the almaz.

They went home. Eve gittiler.
He is coming home this afternoon. Bugün öğleden sonra eve geliyor.

Fakat home bina olarak ev manasında kullanılıyorsa ve sahiplik belirten bir kelime ile kullanılıyorsa the kullanılır.

They went to the doctor’s home. Doktorun evine gittiler.
For many years my house was the home of your parents. Yıllardır benim evim anne ve babamın evi olmuştur.

Bazı isimler çift mana taşırlar.

church ( kilise )
mosque ( cami )
hospital ( hastane )
prison ( hapishane )
school ( okul )
sea ( deniz )
gibi isimler. ( bunlara ilaveten başka isimler de vardır. )

Eğer bina olarak düşünülmüyor ve özel maksatlı olarak kullanılıyorsa the kullanılmaz.

My father goes to mosque five times a day. Babam günde beş kez camiye gider.

Bu cümlede camiye ibadet maksadıyla gidilmektedir. Bu yüzden the kullanılmaz.

A Christion goes to church on Sundays. Bir hiristiyan pazar günleri kiliseye gider.

Bu cümlede kiliseye ayin maksadıyla gidilmektedir ve the kullanılmamıştır.

The boy broke his leg and went to hospital last week. Çocuk geçen hafta bacağını kırdı ve hastaneye gitti.

Bu cümlede hastaneye gitme maksadı tedavidir. Fakat bina maksatlı veya daha değişik maksatlar için kullanılıyorsa the kullanılır.

The tourists visited the mosque. Turistler camiyi gezdiler.

Bu cümlede görüldüğü gibi maksat caminin yapılış maksadı olan ibadet değil ziyarettir. Bu yüzden the kullanılmıştır.

Hadji Hüseyin went to the church last Sunday. Hacı Hüseyin geçen pazar şehirdeki kiliseye gitti.

Yine bu cümlede  maksat ayin değil ziyarettir.

My grandfather had an operation three weeks ago. He has been in hospital for three weeks. We visited him yesterday. We were in the hospital for two hours with him yesterday. Dedem üç hafta önce ameliyat geçirdi. Üç haftadır hastanede. Dün onu ziyaret ettik. Dün iki saatliğine hastanedeydik.

Bu cümlede görüldüğü gibi dedenin hastanede olmasından bahsedilirken hospital dan önce the kullanılmamış fakat bizim hastanede olmamızdan bahsedilirken hospital dan önce the kullanılmıştır.

Günler, aylar, mevsimler ve tatil günlerinden önce the kullanılmaz.

Monday is the second day of the week. Pazartesi haftanın ikinci günüdür.
January is the month of snow. Ocak kar ayıdır.
In winter everybody gets cold. Kışın herkes üşütür.

Fakat mevsimlerden önce the kullanımı isteğe bağlıdır. Kullanıldığı zaman yanlış olmaz.

We went on a holiday in the summer. Yazın tatile gittik.

Bilim dallarının başına the gelmez.

Geography is the most boring subject at school. Coğrafya okuldaki en sıkıcı derstir.

I like history very much. Tarihi çok severim.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 8.3/10 (102 votes cast)
A, AN, THE - Articles, 8.3 out of 10 based on 102 ratings